wp

Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı


Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı

  • 03.01.2026
  • 5918

Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı

Kişiye Özgü Değerlendirme, Bilimsel Yaklaşım ve Uzman Görüşü

Orta kulak hastalıkları nedeniyle ventilasyon tüpü takılan hastalar, işitme cihazı kullanımı söz konusu olduğunda en hassas hasta gruplarından biridir. Bu hastalarda “standart” bir uygulamadan söz etmek mümkün değildir. Her kulak, her ventilasyon tüpü ve her işitme kaybı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ne yazık ki internette sıkça karşılaşılan “ventilasyon tüpü varken işitme cihazı kullanılamaz” ya da “mutlaka açık sistem uygulanmalıdır” gibi genellemeler, bilimsel gerçeklerle ve klinik pratikle örtüşmemektedir.

Bu yazıda;

  • Ventilasyon tüpü nedir, neden takılır?

  • Ventilasyon tüpü olan hastalarda işitme kaybı nasıl seyreder?

  • İşitme cihazı bu hastalarda ne zaman ve nasıl bir seçenek olabilir?

  • Kulak kalıbı ve cihazlandırma neden mutlaka kişiye özel olmalıdır?

  • Hekim–odyolog iş birliği neden hayati önem taşır?

sorularını bilimsel veriler ve uzman deneyimi ışığında ele alacağız.


Ventilasyon Tüpü Nedir, Neden Takılır?

Ventilasyon tüpleri, orta kulakta havalanma problemleri yaşayan hastalarda, kulak zarına yerleştirilen küçük tüplerdir. Amaç;

  • Orta kulakta biriken sıvının boşaltılması

  • Negatif basıncın dengelenmesi

  • İletim tipi işitme kaybının azaltılmasıdır

Ancak ventilasyon tüpü takılması her zaman işitmenin tamamen normale döneceği anlamına gelmez. Özellikle tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, kronik östaki disfonksiyonu veya uzun süreli sıvı varlığı olan hastalarda, tüp sonrası dönemde de iletim tipi veya mikst tip işitme kaybı devam edebilir.

İşte bu noktada, bazı hastalar için işitme cihazı kullanımı gündeme gelir.


Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Kaybı Nasıl Olur?

Bu hastalarda işitme testlerinde sıklıkla şu bulgularla karşılaşırız:

  • Hava yolu iletimi düşüktür, özellikle düşük frekanslarda (kalın sesler) daha belirgin kayıp görülebilir

  • Kemik yolu iletimi görece iyi olabilir

  • Bazı olgularda iletim tipi, bazı olgularda ise mikst tip işitme kaybı ortaya çıkar

  • Kulak zarının durumu, tüpün pozisyonu ve orta kulak havalanması sonuçları doğrudan etkiler

Bu nedenle ventilasyon tüpü olan bir hastada sadece odyogram değil;
otoskopik muayene, timpanik yapı, kulak kanalı anatomisi ve hasta öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.


İşitme Cihazı Bir Tedavi Seçeneği midir?

Bilimsel yayınlar ve klinik deneyimler göstermektedir ki;
ventilasyon tüpü takılmasına rağmen işitme kaybı devam eden bazı hastalarda işitme cihazı kullanımı yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir.

Önemli bir nokta şudur:
📌 Ventilasyon tüpü varlığı, işitme cihazı kullanımını otomatik olarak dışlamaz.

Ancak bu durum, çok dikkatli ve kişiye özel bir planlama gerektirir.


“Herkese Aynı Uygulama” Neden Yanlıştır?

Ventilasyon tüpü olan hastalarda en sık yapılan hatalardan biri, tek tip bir cihazlandırma yaklaşımıdır. Oysa klinikte gördüğümüz tablo şudur:

  • Bazı hastalarda tüp stabil ve orta kulak kuru olabilir

  • Bazı hastalarda tüp yerinden oynamış, dışarı doğru çıkmış veya düşmek üzere olabilir

  • Kulak kanalı anatomisi dar, hassas veya irritasyona yatkın olabilir

  • Kulak izi almak bazı hastalarda riskli hatta tehlikeli olabilir

Bu nedenle;
açık sistem mi, kapalı sistem mi?
kulak arkası mı, kulak içi mi?
iz alınmalı mı, deneme mi yapılmalı?

sorularının cevabı her hasta için farklıdır.


Uzman Görüşü: Kişiye Özgü Değerlendirme Şarttır

Deneyimli bir odyolog açısından ventilasyon tüpü olan hastalarda yaklaşım şu şekilde olmalıdır:

  • Detaylı ve titiz otoskopik muayene

  • Ventilasyon tüpünün yeri, stabilitesi ve kulak zarına etkisinin değerlendirilmesi

  • Akıntı, nem, enfeksiyon riski açısından kulak içinin incelenmesi

  • İşitme testlerinin kulak bulguları ile birlikte yorumlanması

Bazı hastalarda;

  • Açık sistem riskli olabilir

  • Derin kulak izi almak mümkün veya güvenli olmayabilir

  • Kulak içi cihazlar uygun olmayabilir

Bu gibi durumlarda; minimal riskli, kontrollü ve aşamalı bir yaklaşım benimsenmelidir.


Eda İşitme’de Yaklaşım Nasıl?

Eda İşitme Cihazları Merkezi’nde ventilasyon tüpü olan hastalar standart bir prosedürle değil, tamamen kişiye özel değerlendirilir.

  • Her hastanın kulak yapısı ayrı ayrı incelenir

  • Hekim görüşleri mutlaka dikkate alınır

  • Gerekli durumlarda KBB hekimi ile koordinasyon sağlanır

  • Kulak kalıbı ve cihaz seçimi aceleye getirilmez

  • Hastanın güvenliği ve kulak sağlığı her zaman ön plandadır

Amaç sadece cihaz satmak değil;
hastaya doğru, güvenli ve sürdürülebilir bir işitme çözümü sunmaktır.


Hekim – Odyolog İş Birliği Neden Çok Önemli?

Bilimsel çalışmalarda da vurgulandığı gibi, ventilasyon tüpü olan hastalarda tek başına cerrahi veya tek başına cihazlandırma yeterli olmayabilir.

Bu nedenle;

  • KBB uzmanı

  • Odyolog

  • Hasta

üçgeninde koordineli bir yaklaşım en sağlıklı sonuçları doğurur.

Hekimin tıbbi değerlendirmesi ile odyoloğun işitsel ve teknik bilgisi birleştiğinde, hasta için en güvenli yol belirlenebilir.


İşitme Cihazı Yaşam Konforunu Nasıl Etkiler?

Doğru hasta seçimi ve doğru uygulama yapıldığında işitme cihazı:

  • Günlük iletişimi kolaylaştırır

  • Sosyal hayata katılımı artırır

  • İş ve eğitim hayatında performansı yükseltir

  • Kulakla ilgili kaygıları azaltır

Özellikle genç ve aktif hastalarda, doğru bir cihazlandırma ile yüksek memnuniyet oranları elde edilmektedir.


Sonuç: Bilim, Deneyim ve Özen Bir Arada Olmalı

Ventilasyon tüpü olan hastalarda işitme cihazı kullanımı;
ne yasaklanacak kadar riskli,
ne de hafife alınacak kadar basit bir konudur.

Bu süreçte belirleyici olan;
✔ Bilimsel bilgi
✔ Klinik deneyim
✔ Kişiye özel değerlendirme
✔ Hekim–odyolog iş birliği

olmalıdır.

Eda İşitme Cihazları Merkezi, bu hassas hasta grubunda özenli, bilinçli ve güvenli bir yaklaşım benimseyerek, hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefler.



Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı


Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı

Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımı

Kişiye Özgü Değerlendirme, Bilimsel Yaklaşım ve Uzman Görüşü

Orta kulak hastalıkları nedeniyle ventilasyon tüpü takılan hastalar, işitme cihazı kullanımı söz konusu olduğunda en hassas hasta gruplarından biridir. Bu hastalarda “standart” bir uygulamadan söz etmek mümkün değildir. Her kulak, her ventilasyon tüpü ve her işitme kaybı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ne yazık ki internette sıkça karşılaşılan “ventilasyon tüpü varken işitme cihazı kullanılamaz” ya da “mutlaka açık sistem uygulanmalıdır” gibi genellemeler, bilimsel gerçeklerle ve klinik pratikle örtüşmemektedir.

Bu yazıda;

  • Ventilasyon tüpü nedir, neden takılır?

  • Ventilasyon tüpü olan hastalarda işitme kaybı nasıl seyreder?

  • İşitme cihazı bu hastalarda ne zaman ve nasıl bir seçenek olabilir?

  • Kulak kalıbı ve cihazlandırma neden mutlaka kişiye özel olmalıdır?

  • Hekim–odyolog iş birliği neden hayati önem taşır?

sorularını bilimsel veriler ve uzman deneyimi ışığında ele alacağız.


Ventilasyon Tüpü Nedir, Neden Takılır?

Ventilasyon tüpleri, orta kulakta havalanma problemleri yaşayan hastalarda, kulak zarına yerleştirilen küçük tüplerdir. Amaç;

  • Orta kulakta biriken sıvının boşaltılması

  • Negatif basıncın dengelenmesi

  • İletim tipi işitme kaybının azaltılmasıdır

Ancak ventilasyon tüpü takılması her zaman işitmenin tamamen normale döneceği anlamına gelmez. Özellikle tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, kronik östaki disfonksiyonu veya uzun süreli sıvı varlığı olan hastalarda, tüp sonrası dönemde de iletim tipi veya mikst tip işitme kaybı devam edebilir.

İşte bu noktada, bazı hastalar için işitme cihazı kullanımı gündeme gelir.


Ventilasyon Tüpü Olan Hastalarda İşitme Kaybı Nasıl Olur?

Bu hastalarda işitme testlerinde sıklıkla şu bulgularla karşılaşırız:

  • Hava yolu iletimi düşüktür, özellikle düşük frekanslarda (kalın sesler) daha belirgin kayıp görülebilir

  • Kemik yolu iletimi görece iyi olabilir

  • Bazı olgularda iletim tipi, bazı olgularda ise mikst tip işitme kaybı ortaya çıkar

  • Kulak zarının durumu, tüpün pozisyonu ve orta kulak havalanması sonuçları doğrudan etkiler

Bu nedenle ventilasyon tüpü olan bir hastada sadece odyogram değil;
otoskopik muayene, timpanik yapı, kulak kanalı anatomisi ve hasta öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.


İşitme Cihazı Bir Tedavi Seçeneği midir?

Bilimsel yayınlar ve klinik deneyimler göstermektedir ki;
ventilasyon tüpü takılmasına rağmen işitme kaybı devam eden bazı hastalarda işitme cihazı kullanımı yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir.

Önemli bir nokta şudur:
📌 Ventilasyon tüpü varlığı, işitme cihazı kullanımını otomatik olarak dışlamaz.

Ancak bu durum, çok dikkatli ve kişiye özel bir planlama gerektirir.


“Herkese Aynı Uygulama” Neden Yanlıştır?

Ventilasyon tüpü olan hastalarda en sık yapılan hatalardan biri, tek tip bir cihazlandırma yaklaşımıdır. Oysa klinikte gördüğümüz tablo şudur:

  • Bazı hastalarda tüp stabil ve orta kulak kuru olabilir

  • Bazı hastalarda tüp yerinden oynamış, dışarı doğru çıkmış veya düşmek üzere olabilir

  • Kulak kanalı anatomisi dar, hassas veya irritasyona yatkın olabilir

  • Kulak izi almak bazı hastalarda riskli hatta tehlikeli olabilir

Bu nedenle;
açık sistem mi, kapalı sistem mi?
kulak arkası mı, kulak içi mi?
iz alınmalı mı, deneme mi yapılmalı?

sorularının cevabı her hasta için farklıdır.


Uzman Görüşü: Kişiye Özgü Değerlendirme Şarttır

Deneyimli bir odyolog açısından ventilasyon tüpü olan hastalarda yaklaşım şu şekilde olmalıdır:

  • Detaylı ve titiz otoskopik muayene

  • Ventilasyon tüpünün yeri, stabilitesi ve kulak zarına etkisinin değerlendirilmesi

  • Akıntı, nem, enfeksiyon riski açısından kulak içinin incelenmesi

  • İşitme testlerinin kulak bulguları ile birlikte yorumlanması

Bazı hastalarda;

  • Açık sistem riskli olabilir

  • Derin kulak izi almak mümkün veya güvenli olmayabilir

  • Kulak içi cihazlar uygun olmayabilir

Bu gibi durumlarda; minimal riskli, kontrollü ve aşamalı bir yaklaşım benimsenmelidir.


Eda İşitme’de Yaklaşım Nasıl?

Eda İşitme Cihazları Merkezi’nde ventilasyon tüpü olan hastalar standart bir prosedürle değil, tamamen kişiye özel değerlendirilir.

  • Her hastanın kulak yapısı ayrı ayrı incelenir

  • Hekim görüşleri mutlaka dikkate alınır

  • Gerekli durumlarda KBB hekimi ile koordinasyon sağlanır

  • Kulak kalıbı ve cihaz seçimi aceleye getirilmez

  • Hastanın güvenliği ve kulak sağlığı her zaman ön plandadır

Amaç sadece cihaz satmak değil;
hastaya doğru, güvenli ve sürdürülebilir bir işitme çözümü sunmaktır.


Hekim – Odyolog İş Birliği Neden Çok Önemli?

Bilimsel çalışmalarda da vurgulandığı gibi, ventilasyon tüpü olan hastalarda tek başına cerrahi veya tek başına cihazlandırma yeterli olmayabilir.

Bu nedenle;

  • KBB uzmanı

  • Odyolog

  • Hasta

üçgeninde koordineli bir yaklaşım en sağlıklı sonuçları doğurur.

Hekimin tıbbi değerlendirmesi ile odyoloğun işitsel ve teknik bilgisi birleştiğinde, hasta için en güvenli yol belirlenebilir.


İşitme Cihazı Yaşam Konforunu Nasıl Etkiler?

Doğru hasta seçimi ve doğru uygulama yapıldığında işitme cihazı:

  • Günlük iletişimi kolaylaştırır

  • Sosyal hayata katılımı artırır

  • İş ve eğitim hayatında performansı yükseltir

  • Kulakla ilgili kaygıları azaltır

Özellikle genç ve aktif hastalarda, doğru bir cihazlandırma ile yüksek memnuniyet oranları elde edilmektedir.


Sonuç: Bilim, Deneyim ve Özen Bir Arada Olmalı

Ventilasyon tüpü olan hastalarda işitme cihazı kullanımı;
ne yasaklanacak kadar riskli,
ne de hafife alınacak kadar basit bir konudur.

Bu süreçte belirleyici olan;
✔ Bilimsel bilgi
✔ Klinik deneyim
✔ Kişiye özel değerlendirme
✔ Hekim–odyolog iş birliği

olmalıdır.

Eda İşitme Cihazları Merkezi, bu hassas hasta grubunda özenli, bilinçli ve güvenli bir yaklaşım benimseyerek, hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefler.