Otoskleroz, orta kulakta bulunan ve ses iletiminde kritik rol oynayan kemikçik zincirinin (özellikle stapes/üzengi kemiğinin) normal hareket kabiliyetini kaybetmesiyle ortaya çıkan ilerleyici, mekanik temelli bir işitme kaybı hastalığıdır. Ancak hastalık yalnızca “kireçlenme” olarak tanımlandığında, özellikle genç ve bilinçli hastalarda konu fazlasıyla basitleştirilmiş olur.
Otoskleroz; genetik yatkınlık, hormonal faktörler ve kemik metabolizmasına bağlı süreçlerle ilişkili olup çoğunlukla 20–45 yaş aralığında, sosyal ve mesleki olarak aktif bireylerde karşımıza çıkar. Bu nedenle hastalar yalnızca duyamamaktan değil, ameliyat–cihaz–gelecek kaygısı üçgeninden de etkilenir.
Otosklerozda işitme kaybı, klasik yaşa bağlı işitme kaybından (presbiakuzi) veya gürültüye bağlı kayıplardan belirgin şekilde ayrılır.
Otosklerozun en ayırt edici özelliklerinden biri, düşük frekansların (kalın seslerin) daha erken etkilenmesidir.
Hastalar genellikle:
“Erkek seslerini duyamıyorum”
“Kalabalıkta konuşma var ama anlam yok”
“Uğultu gibi geliyor”
şeklinde ifade eder.
Bu durum, stapes kemiğinin oval pencere üzerindeki hareketinin kısıtlanmasıyla hava yolu iletiminin bozulmasına bağlıdır.
Genç ve araştırmacı hastaların ikna edilmesinde en kritik nokta, odyolojik verilerin doğru ve şeffaf anlatılmasıdır.
Otosklerozda tipik olarak şunlar görülür:
Hava Yolu Eşikleri: Düşük ve orta frekanslarda belirgin kötüleşme
Kemik Yolu Eşikleri: Görece iyi veya normal sınırlarda
Hava–Kemik Aralığı (Air–Bone Gap): Belirgin şekilde açıktır
Bu tablo, hastaya çoğunlukla iletim tipi veya mikst tip işitme kaybı olarak yansır.
Özellikle 2000 Hz civarında görülen kemik yolu düşüşü, otoskleroz için oldukça tipiktir ve genç hastalar tarafından sıkça internet araştırmalarında karşılaşılan bir terimdir.
Timpanogram çoğu zaman Tip A olabilir (bu durum hastayı yanıltır)
Akustik refleksler genellikle alınamaz → Otoskleroz için önemli bir ipucudur
Cerrahi (stapedotomi / stapedektomi), uygun vakalarda oldukça başarılı sonuçlar verebilir. Ancak:
Her hasta cerrahiye uygun değildir
Her kulak için cerrahi garanti değildir
Cerrahi geri dönüşsüzdür
Tinnitus, vertigo veya sensörinöral kayıp riski vardır
Bu nedenle özellikle genç, aktif ve risk almak istemeyen hastalarda işitme cihazı tedavisi sıklıkla ilk seçenek veya cerrahiye alternatif olarak önerilir.
İşitme cihazı, otosklerozda yalnızca sesi yükseltmek için değil, bozulmuş iletim mekanizmasını telafi etmek için kullanılır.
Düşük frekansların kontrollü amplifikasyonu gerekir
Aşırı kazanç tinnitus ve rahatsızlık yaratabilir
Hava–kemik aralığı dikkate alınmazsa cihaz başarısız olur
Bu nedenle otoskleroz hastalarında:
Gelişmiş kanal yapısı
Frekans bazlı hassas ayar
REM (Real Ear Measurement) ile doğrulama
olmazsa olmazdır.
Bu hastalar genellikle:
“Cihaz yaşlı işi” algısına sahiptir
Ameliyatla tamamen düzeleceğini düşünür
Estetik ve sosyal kaygılar taşır
Ancak doğru bilgilendirme ile:
Görünmez veya mini RIC sistemler
Doğal ses kalitesi
Telefon ve Bluetooth entegrasyonu
sayesinde işitme cihazı, yaşam kalitesini artıran teknolojik bir destek olarak algılanmaya başlar.
Otoskleroz, "herkese aynı cihaz" yaklaşımını tolere etmez.
Yanlış merkezde:
Yanlış cihaz seçimi
Yetersiz ayar
Takipsiz hasta
sonucunda hasta “cihazdan fayda görmedim” diyerek tamamen uzaklaşabilir.
Eda İşitme Cihazları Merkezi olarak Ankara Keçiören’de;
Detaylı odyolojik analiz
Hastaya özel cihaz ve ayar planlaması
Düzenli hasta takibi
SGK süreci hakkında şeffaf bilgilendirme
sunuyoruz.
Evet. Otoskleroz tanısı olan hastalar, uygun sağlık kurulu raporu ile SGK işitme cihazı desteğinden yararlanabilir.
Destek tutarı cihaz markasına göre değil
Hastanın raporuna göre belirlenir
5 yılda bir yenileme hakkı vardır
Bu süreçte hastaların en çok zorlandığı konu, doğru yönlendirme ve evrak takibidir.
Otoskleroz, erken dönemde doğru yönetildiğinde;
İşitme kaybının ilerlemesi yavaşlatılabilir
Ameliyat ertelenebilir veya tamamen kaçınılabilir
Sosyal ve mesleki yaşam korunabilir
Bu nedenle otosklerozlu hastalar için en önemli adım, bilgiye güvenilir bir kaynaktan ulaşmak ve deneyimli bir işitme merkeziyle ilerlemektir.
Otoskleroz, orta kulakta bulunan ve ses iletiminde kritik rol oynayan kemikçik zincirinin (özellikle stapes/üzengi kemiğinin) normal hareket kabiliyetini kaybetmesiyle ortaya çıkan ilerleyici, mekanik temelli bir işitme kaybı hastalığıdır. Ancak hastalık yalnızca “kireçlenme” olarak tanımlandığında, özellikle genç ve bilinçli hastalarda konu fazlasıyla basitleştirilmiş olur.
Otoskleroz; genetik yatkınlık, hormonal faktörler ve kemik metabolizmasına bağlı süreçlerle ilişkili olup çoğunlukla 20–45 yaş aralığında, sosyal ve mesleki olarak aktif bireylerde karşımıza çıkar. Bu nedenle hastalar yalnızca duyamamaktan değil, ameliyat–cihaz–gelecek kaygısı üçgeninden de etkilenir.
Otosklerozda işitme kaybı, klasik yaşa bağlı işitme kaybından (presbiakuzi) veya gürültüye bağlı kayıplardan belirgin şekilde ayrılır.
Otosklerozun en ayırt edici özelliklerinden biri, düşük frekansların (kalın seslerin) daha erken etkilenmesidir.
Hastalar genellikle:
“Erkek seslerini duyamıyorum”
“Kalabalıkta konuşma var ama anlam yok”
“Uğultu gibi geliyor”
şeklinde ifade eder.
Bu durum, stapes kemiğinin oval pencere üzerindeki hareketinin kısıtlanmasıyla hava yolu iletiminin bozulmasına bağlıdır.
Genç ve araştırmacı hastaların ikna edilmesinde en kritik nokta, odyolojik verilerin doğru ve şeffaf anlatılmasıdır.
Otosklerozda tipik olarak şunlar görülür:
Hava Yolu Eşikleri: Düşük ve orta frekanslarda belirgin kötüleşme
Kemik Yolu Eşikleri: Görece iyi veya normal sınırlarda
Hava–Kemik Aralığı (Air–Bone Gap): Belirgin şekilde açıktır
Bu tablo, hastaya çoğunlukla iletim tipi veya mikst tip işitme kaybı olarak yansır.
Özellikle 2000 Hz civarında görülen kemik yolu düşüşü, otoskleroz için oldukça tipiktir ve genç hastalar tarafından sıkça internet araştırmalarında karşılaşılan bir terimdir.
Timpanogram çoğu zaman Tip A olabilir (bu durum hastayı yanıltır)
Akustik refleksler genellikle alınamaz → Otoskleroz için önemli bir ipucudur
Cerrahi (stapedotomi / stapedektomi), uygun vakalarda oldukça başarılı sonuçlar verebilir. Ancak:
Her hasta cerrahiye uygun değildir
Her kulak için cerrahi garanti değildir
Cerrahi geri dönüşsüzdür
Tinnitus, vertigo veya sensörinöral kayıp riski vardır
Bu nedenle özellikle genç, aktif ve risk almak istemeyen hastalarda işitme cihazı tedavisi sıklıkla ilk seçenek veya cerrahiye alternatif olarak önerilir.
İşitme cihazı, otosklerozda yalnızca sesi yükseltmek için değil, bozulmuş iletim mekanizmasını telafi etmek için kullanılır.
Düşük frekansların kontrollü amplifikasyonu gerekir
Aşırı kazanç tinnitus ve rahatsızlık yaratabilir
Hava–kemik aralığı dikkate alınmazsa cihaz başarısız olur
Bu nedenle otoskleroz hastalarında:
Gelişmiş kanal yapısı
Frekans bazlı hassas ayar
REM (Real Ear Measurement) ile doğrulama
olmazsa olmazdır.
Bu hastalar genellikle:
“Cihaz yaşlı işi” algısına sahiptir
Ameliyatla tamamen düzeleceğini düşünür
Estetik ve sosyal kaygılar taşır
Ancak doğru bilgilendirme ile:
Görünmez veya mini RIC sistemler
Doğal ses kalitesi
Telefon ve Bluetooth entegrasyonu
sayesinde işitme cihazı, yaşam kalitesini artıran teknolojik bir destek olarak algılanmaya başlar.
Otoskleroz, "herkese aynı cihaz" yaklaşımını tolere etmez.
Yanlış merkezde:
Yanlış cihaz seçimi
Yetersiz ayar
Takipsiz hasta
sonucunda hasta “cihazdan fayda görmedim” diyerek tamamen uzaklaşabilir.
Eda İşitme Cihazları Merkezi olarak Ankara Keçiören’de;
Detaylı odyolojik analiz
Hastaya özel cihaz ve ayar planlaması
Düzenli hasta takibi
SGK süreci hakkında şeffaf bilgilendirme
sunuyoruz.
Evet. Otoskleroz tanısı olan hastalar, uygun sağlık kurulu raporu ile SGK işitme cihazı desteğinden yararlanabilir.
Destek tutarı cihaz markasına göre değil
Hastanın raporuna göre belirlenir
5 yılda bir yenileme hakkı vardır
Bu süreçte hastaların en çok zorlandığı konu, doğru yönlendirme ve evrak takibidir.
Otoskleroz, erken dönemde doğru yönetildiğinde;
İşitme kaybının ilerlemesi yavaşlatılabilir
Ameliyat ertelenebilir veya tamamen kaçınılabilir
Sosyal ve mesleki yaşam korunabilir
Bu nedenle otosklerozlu hastalar için en önemli adım, bilgiye güvenilir bir kaynaktan ulaşmak ve deneyimli bir işitme merkeziyle ilerlemektir.