İşitme, çoğu zaman farkında bile olmadan kullandığımız en hayati duyularımızdan biridir. Günlük yaşamda bir sohbeti sürdürmek, trafikte güvenle hareket etmek, sevdiklerimizin sesini ayırt edebilmek; hepsi sağlıklı bir işitme sistemi sayesinde mümkündür. Ancak işitme kaybı genellikle yavaş ve sinsi ilerlediği için, birçok kişi problemi geç fark eder.
Bu yazıda işitme kaybını anlamak, sesin kulakta ve beyinde nasıl algılandığını, işitme kaybının neden oluştuğunu ve Türkiye’de, özellikle Ankara Keçiören ve Etlik bölgesinde yaşayan hastalar için tanı, tedavi ve SGK süreçlerini detaylı şekilde ele alacağız. Yazı hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri için bilimsel ama anlaşılır bir dille hazırlanmıştır.
Ses, aslında havada yayılan titreşimlerden ibarettir. Bu titreşimler kulağımıza ulaştığında, oldukça karmaşık ama kusursuz bir sistem devreye girer.
İşitme süreci üç ana bölümde gerçekleşir:
Kulak kepçesi ve dış kulak yolu, çevredeki ses dalgalarını toplar ve kulak zarına yönlendirir. Kulak yapısı, özellikle konuşma frekanslarını güçlendirecek şekilde tasarlanmıştır.
Kulak zarına çarpan ses titreşimleri, çekiç, örs ve üzengi kemiklerine iletilir. Bu kemikçikler titreşimleri güçlendirerek iç kulağa aktarır. Orta kulaktaki en ufak bir problem bile, sesin yeterince iletilememesine neden olabilir.
İç kulakta yer alan salyangoz (koklea), mekanik titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu sinyaller işitme siniri aracılığıyla beyne iletilir ve beyin tarafından “ses” olarak algılanır.
İşitme kaybı, bu üç aşamadan herhangi birinde oluşan bozukluk sonucu ortaya çıkar.
İşitme kaybı; kişinin konuşmaları, çevresel sesleri veya belirli frekansları normal seviyelerde duyamaması durumudur. İşitme kaybı tek kulakta veya her iki kulakta birden görülebilir.
Toplumda sanılanın aksine işitme kaybı yalnızca ileri yaşlarda görülmez. Genetik faktörler, gürültüye maruziyet, orta kulak hastalıkları ve bazı sistemik hastalıklar her yaşta işitme kaybına yol açabilir.
Dış kulak veya orta kulakta oluşan problemler nedeniyle ses, iç kulağa yeterince iletilemez. Kulak kiri, orta kulak sıvısı, kemikçik problemleri bu gruba girer.
İç kulaktaki tüy hücrelerinin veya işitme sinirinin hasar görmesi sonucu oluşur. En sık karşılaşılan işitme kaybı türüdür ve genellikle kalıcıdır.
İletim ve sensörinöral kaybın birlikte görüldüğü durumdur.
İşitme kaybının nedenleri oldukça çeşitlidir:
Yaşa bağlı işitme kaybı (presbiakuzi)
Gürültüye maruz kalma
Orta kulak enfeksiyonları
Otoskleroz (kemik kireçlenmesi)
Genetik faktörler
Diyabet, tansiyon gibi sistemik hastalıklar
Ototoksik ilaçlar
Bu nedenlerin her biri, işitme kaybının tipi ve derecesi üzerinde farklı etkiler yaratır.
Hastalar genellikle şu şikayetlerle başvurur:
Konuşmaları duyuyorum ama anlayamıyorum
İnce sesleri kaçırıyorum
Kalabalık ortamda zorlanıyorum
Televizyonun sesini açma ihtiyacı hissediyorum
Bu belirtiler, işitme testleri ile objektif olarak değerlendirilmelidir.
Türkiye’de işitme kaybı tanısı, odyolojik testlerle konur. Saf ses odyometrisi, konuşma odyometrisi ve gerektiğinde timpanometri gibi testler uygulanır.
Ankara Keçiören ve Etlik bölgesinde yaşayan hastalar için, bu testlerin doğru şekilde yapılması ve yorumlanması büyük önem taşır. Test kadar, test sonrası yönlendirme de kritiktir.
İşitme cihazları, işitme kaybını tedavi etmez; ancak işitme yetisini destekler. Doğru seçilmiş ve doğru ayarlanmış bir işitme cihazı, konuşma anlaşılırlığını ve yaşam kalitesini ciddi şekilde artırır.
Özellikle Unitron işitme cihazları, farklı işitme kaybı tiplerine uyum sağlayabilen teknolojileriyle dikkat çeker.
Türkiye’de SGK, işitme kaybı olan bireylere belirli şartlar altında işitme cihazı desteği sağlar.
Genel olarak süreç şu şekildedir:
KBB uzmanından işitme cihazı raporu alınır
SGK anlaşmalı işitme merkezine başvurulur
SGK katkı payı düşülerek cihaz temin edilir
SGK desteği her 5 yılda bir yenilenebilir ve destek miktarı cihaz türüne göre değişmez.
İşitme cihazı başarısı, yalnızca cihaz markasına değil; uygulamayı yapan merkezin deneyimine bağlıdır. En iyi işitme merkezi, hastayı sürecin merkezine koyan ve düzenli takip sağlayan merkezdir.
Keçiören ve Etlik bölgesinde işitme merkezi önerisi arayan hastalar için, merkez seçimi uzun vadeli memnuniyet açısından kritik öneme sahiptir.
İşitme kaybı kader değildir. Erken fark edildiğinde ve doğru şekilde yönetildiğinde, kişi sosyal ve aktif yaşamına devam edebilir.
Eda İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi olarak Ankara Keçiören’de; bilimsel, etik ve hasta odaklı bir yaklaşımla hizmet vermeyi amaçlıyoruz. İşitme kaybını anlamak, doğru çözümün ilk adımıdır.
İşitme, çoğu zaman farkında bile olmadan kullandığımız en hayati duyularımızdan biridir. Günlük yaşamda bir sohbeti sürdürmek, trafikte güvenle hareket etmek, sevdiklerimizin sesini ayırt edebilmek; hepsi sağlıklı bir işitme sistemi sayesinde mümkündür. Ancak işitme kaybı genellikle yavaş ve sinsi ilerlediği için, birçok kişi problemi geç fark eder.
Bu yazıda işitme kaybını anlamak, sesin kulakta ve beyinde nasıl algılandığını, işitme kaybının neden oluştuğunu ve Türkiye’de, özellikle Ankara Keçiören ve Etlik bölgesinde yaşayan hastalar için tanı, tedavi ve SGK süreçlerini detaylı şekilde ele alacağız. Yazı hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri için bilimsel ama anlaşılır bir dille hazırlanmıştır.
Ses, aslında havada yayılan titreşimlerden ibarettir. Bu titreşimler kulağımıza ulaştığında, oldukça karmaşık ama kusursuz bir sistem devreye girer.
İşitme süreci üç ana bölümde gerçekleşir:
Kulak kepçesi ve dış kulak yolu, çevredeki ses dalgalarını toplar ve kulak zarına yönlendirir. Kulak yapısı, özellikle konuşma frekanslarını güçlendirecek şekilde tasarlanmıştır.
Kulak zarına çarpan ses titreşimleri, çekiç, örs ve üzengi kemiklerine iletilir. Bu kemikçikler titreşimleri güçlendirerek iç kulağa aktarır. Orta kulaktaki en ufak bir problem bile, sesin yeterince iletilememesine neden olabilir.
İç kulakta yer alan salyangoz (koklea), mekanik titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu sinyaller işitme siniri aracılığıyla beyne iletilir ve beyin tarafından “ses” olarak algılanır.
İşitme kaybı, bu üç aşamadan herhangi birinde oluşan bozukluk sonucu ortaya çıkar.
İşitme kaybı; kişinin konuşmaları, çevresel sesleri veya belirli frekansları normal seviyelerde duyamaması durumudur. İşitme kaybı tek kulakta veya her iki kulakta birden görülebilir.
Toplumda sanılanın aksine işitme kaybı yalnızca ileri yaşlarda görülmez. Genetik faktörler, gürültüye maruziyet, orta kulak hastalıkları ve bazı sistemik hastalıklar her yaşta işitme kaybına yol açabilir.
Dış kulak veya orta kulakta oluşan problemler nedeniyle ses, iç kulağa yeterince iletilemez. Kulak kiri, orta kulak sıvısı, kemikçik problemleri bu gruba girer.
İç kulaktaki tüy hücrelerinin veya işitme sinirinin hasar görmesi sonucu oluşur. En sık karşılaşılan işitme kaybı türüdür ve genellikle kalıcıdır.
İletim ve sensörinöral kaybın birlikte görüldüğü durumdur.
İşitme kaybının nedenleri oldukça çeşitlidir:
Yaşa bağlı işitme kaybı (presbiakuzi)
Gürültüye maruz kalma
Orta kulak enfeksiyonları
Otoskleroz (kemik kireçlenmesi)
Genetik faktörler
Diyabet, tansiyon gibi sistemik hastalıklar
Ototoksik ilaçlar
Bu nedenlerin her biri, işitme kaybının tipi ve derecesi üzerinde farklı etkiler yaratır.
Hastalar genellikle şu şikayetlerle başvurur:
Konuşmaları duyuyorum ama anlayamıyorum
İnce sesleri kaçırıyorum
Kalabalık ortamda zorlanıyorum
Televizyonun sesini açma ihtiyacı hissediyorum
Bu belirtiler, işitme testleri ile objektif olarak değerlendirilmelidir.
Türkiye’de işitme kaybı tanısı, odyolojik testlerle konur. Saf ses odyometrisi, konuşma odyometrisi ve gerektiğinde timpanometri gibi testler uygulanır.
Ankara Keçiören ve Etlik bölgesinde yaşayan hastalar için, bu testlerin doğru şekilde yapılması ve yorumlanması büyük önem taşır. Test kadar, test sonrası yönlendirme de kritiktir.
İşitme cihazları, işitme kaybını tedavi etmez; ancak işitme yetisini destekler. Doğru seçilmiş ve doğru ayarlanmış bir işitme cihazı, konuşma anlaşılırlığını ve yaşam kalitesini ciddi şekilde artırır.
Özellikle Unitron işitme cihazları, farklı işitme kaybı tiplerine uyum sağlayabilen teknolojileriyle dikkat çeker.
Türkiye’de SGK, işitme kaybı olan bireylere belirli şartlar altında işitme cihazı desteği sağlar.
Genel olarak süreç şu şekildedir:
KBB uzmanından işitme cihazı raporu alınır
SGK anlaşmalı işitme merkezine başvurulur
SGK katkı payı düşülerek cihaz temin edilir
SGK desteği her 5 yılda bir yenilenebilir ve destek miktarı cihaz türüne göre değişmez.
İşitme cihazı başarısı, yalnızca cihaz markasına değil; uygulamayı yapan merkezin deneyimine bağlıdır. En iyi işitme merkezi, hastayı sürecin merkezine koyan ve düzenli takip sağlayan merkezdir.
Keçiören ve Etlik bölgesinde işitme merkezi önerisi arayan hastalar için, merkez seçimi uzun vadeli memnuniyet açısından kritik öneme sahiptir.
İşitme kaybı kader değildir. Erken fark edildiğinde ve doğru şekilde yönetildiğinde, kişi sosyal ve aktif yaşamına devam edebilir.
Eda İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi olarak Ankara Keçiören’de; bilimsel, etik ve hasta odaklı bir yaklaşımla hizmet vermeyi amaçlıyoruz. İşitme kaybını anlamak, doğru çözümün ilk adımıdır.