İşitme cihazı alan birçok kişi, cihazı teslim aldıktan sonra beklediği faydayı hemen göremediğini söyler. Hatta bazı hastalar, işitme cihazını birkaç gün kullandıktan sonra çekmeceye kaldırır ve “Ben bu cihazı kullanamıyorum” noktasına gelir. Oysa işitme cihazı kullanamamak çoğu zaman cihazın kendisinden değil; uygulama sürecinden, hasta takibinden ve beklentilerin doğru yönetilmemesinden kaynaklanır.
Bu yazıda, işitme cihazı kullanamama nedenlerini, en sık yapılan hataları, doğru merkez ve doğru uygulamanın önemini ve işitme cihazından maksimum fayda sağlamak için neler yapılması gerektiğini detaylı şekilde ele alacağız.
Evet, işitme cihazına ilk başlandığında zorlanmak oldukça yaygındır. Beyin, uzun süredir duymadığı sesleri yeniden algılamaya başlar. Kağıt hışırtısı, su sesi, ayak sesleri gibi günlük sesler başlangıçta rahatsız edici gelebilir. Bu durum genellikle birkaç haftalık bir adaptasyon süreci gerektirir.
Ancak şunu net söylemek gerekir: Her zorluk adaptasyon süreci değildir. Eğer sesler çok rahatsız edici, konuşmalar anlaşılmaz veya cihaz fiziksel olarak konforsuzsa, burada teknik bir problem olabilir.
Her işitme kaybı aynı değildir. İletim tipi, sensörinöral, mikst kayıplar; frekans dağılımı; konuşma ayırt etme skorları birbirinden farklıdır. Bu nedenle “herkese uyan tek cihaz” diye bir şey yoktur.
Yanlış seçilen işitme cihazı;
Seslerin boğuk gelmesine
Gürültüde konuşma anlaşılırlığının düşmesine
Yankı ve uğultu hissine
Kısa sürede kullanım bırakılmasına
neden olabilir.
İşitme cihazı ayarı yalnızca bilgisayara bağlayıp otomatik program çalıştırmak değildir. Gerçek kulak ölçümü, hastanın geri bildirimleri ve yaşam tarzı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Standart ayarlamalarla teslim edilen cihazlar çoğu zaman kullanıcıyı tatmin etmez. Bu noktada merkez deneyimi devreye girer.
İşitme cihazı bir defa alınıp bırakılan bir ürün değildir. İlk ay özellikle çok kritiktir. Düzenli kontrollerle;
Ses seviyeleri optimize edilir
Konuşma netliği artırılır
Rahatsız eden frekanslar düzeltilir
Takibi olmayan işitme cihazı uygulamalarında başarısızlık oranı çok daha yüksektir.
Kulak yapısına uygun olmayan kalıp veya dom seçimi;
Oklüzyon (kendi sesini yankılı duyma)
Islık (feedback)
Fiziksel rahatsızlık
gibi sorunlara yol açabilir. Bu da cihazın kullanımını zorlaştırır.
Bu soru çok sık sorulur. Gerçek şu ki; iyi bir cihaz, kötü uygulamayla başarısız olabilir. Aynı marka ve model cihaz, farklı merkezlerde bambaşka sonuçlar verebilir.
İşitme cihazı başarısını belirleyen faktörler:
Doğru odyolojik değerlendirme
Kişiye özel cihaz seçimi
Profesyonel ayarlama
Düzenli hasta takibi
Bu nedenle sadece cihaz markasına odaklanmak, eksik bir yaklaşımdır.
İşitme cihazı merkezi, sürecin en kritik parçasıdır. Deneyimli bir odyolog;
Hastanın beklentisini doğru yönetir
Gerçekçi hedefler belirler
Cihazdan maksimum faydayı sağlar
Takip randevuları planlanmayan, sorunlara hızlı çözüm üretemeyen merkezlerde cihaz memnuniyetsizliği kaçınılmazdır.
Eğer şu an bir işitme cihazı kullanıyor ama memnun değilseniz;
Cihazdan tamamen vazgeçmeden önce ayarların gözden geçirilmesini isteyin
Kulak kalıbı ve dom seçeneklerini yeniden değerlendirin
Günlük kullanım süresini kademeli artırın
Gerekirse ikinci bir uzman görüşü alın
Unutmayın, çoğu zaman sorun cihazda değil, uygulamadadır.
Doğru uygulanan bir işitme cihazı;
Sosyal hayata katılımı artırır
Konuşma anlaşılırlığını yükseltir
Zihinsel yorgunluğu azaltır
Yaşam kalitesini belirgin şekilde iyileştirir
Bu nedenle işitme cihazı, sadece duymak için değil; daha kaliteli bir yaşam için kullanılan bir yardımcıdır.
İşitme cihazı aldım ama kullanamıyorum demek, sürecin bittiği anlamına gelmez. Doğru merkez, doğru yaklaşım ve düzenli takip ile çoğu kullanıcı cihazından yeniden fayda görmeye başlar.
Önemli olan; acele etmeden, profesyonel destekle ve sabırla süreci yönetmektir.
Eda İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi olarak amacımız; sadece cihaz satmak değil, uzun vadeli ve memnuniyet odaklı bir işitme süreci sunmaktır.
İşitme cihazı alan birçok kişi, cihazı teslim aldıktan sonra beklediği faydayı hemen göremediğini söyler. Hatta bazı hastalar, işitme cihazını birkaç gün kullandıktan sonra çekmeceye kaldırır ve “Ben bu cihazı kullanamıyorum” noktasına gelir. Oysa işitme cihazı kullanamamak çoğu zaman cihazın kendisinden değil; uygulama sürecinden, hasta takibinden ve beklentilerin doğru yönetilmemesinden kaynaklanır.
Bu yazıda, işitme cihazı kullanamama nedenlerini, en sık yapılan hataları, doğru merkez ve doğru uygulamanın önemini ve işitme cihazından maksimum fayda sağlamak için neler yapılması gerektiğini detaylı şekilde ele alacağız.
Evet, işitme cihazına ilk başlandığında zorlanmak oldukça yaygındır. Beyin, uzun süredir duymadığı sesleri yeniden algılamaya başlar. Kağıt hışırtısı, su sesi, ayak sesleri gibi günlük sesler başlangıçta rahatsız edici gelebilir. Bu durum genellikle birkaç haftalık bir adaptasyon süreci gerektirir.
Ancak şunu net söylemek gerekir: Her zorluk adaptasyon süreci değildir. Eğer sesler çok rahatsız edici, konuşmalar anlaşılmaz veya cihaz fiziksel olarak konforsuzsa, burada teknik bir problem olabilir.
Her işitme kaybı aynı değildir. İletim tipi, sensörinöral, mikst kayıplar; frekans dağılımı; konuşma ayırt etme skorları birbirinden farklıdır. Bu nedenle “herkese uyan tek cihaz” diye bir şey yoktur.
Yanlış seçilen işitme cihazı;
Seslerin boğuk gelmesine
Gürültüde konuşma anlaşılırlığının düşmesine
Yankı ve uğultu hissine
Kısa sürede kullanım bırakılmasına
neden olabilir.
İşitme cihazı ayarı yalnızca bilgisayara bağlayıp otomatik program çalıştırmak değildir. Gerçek kulak ölçümü, hastanın geri bildirimleri ve yaşam tarzı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Standart ayarlamalarla teslim edilen cihazlar çoğu zaman kullanıcıyı tatmin etmez. Bu noktada merkez deneyimi devreye girer.
İşitme cihazı bir defa alınıp bırakılan bir ürün değildir. İlk ay özellikle çok kritiktir. Düzenli kontrollerle;
Ses seviyeleri optimize edilir
Konuşma netliği artırılır
Rahatsız eden frekanslar düzeltilir
Takibi olmayan işitme cihazı uygulamalarında başarısızlık oranı çok daha yüksektir.
Kulak yapısına uygun olmayan kalıp veya dom seçimi;
Oklüzyon (kendi sesini yankılı duyma)
Islık (feedback)
Fiziksel rahatsızlık
gibi sorunlara yol açabilir. Bu da cihazın kullanımını zorlaştırır.
Bu soru çok sık sorulur. Gerçek şu ki; iyi bir cihaz, kötü uygulamayla başarısız olabilir. Aynı marka ve model cihaz, farklı merkezlerde bambaşka sonuçlar verebilir.
İşitme cihazı başarısını belirleyen faktörler:
Doğru odyolojik değerlendirme
Kişiye özel cihaz seçimi
Profesyonel ayarlama
Düzenli hasta takibi
Bu nedenle sadece cihaz markasına odaklanmak, eksik bir yaklaşımdır.
İşitme cihazı merkezi, sürecin en kritik parçasıdır. Deneyimli bir odyolog;
Hastanın beklentisini doğru yönetir
Gerçekçi hedefler belirler
Cihazdan maksimum faydayı sağlar
Takip randevuları planlanmayan, sorunlara hızlı çözüm üretemeyen merkezlerde cihaz memnuniyetsizliği kaçınılmazdır.
Eğer şu an bir işitme cihazı kullanıyor ama memnun değilseniz;
Cihazdan tamamen vazgeçmeden önce ayarların gözden geçirilmesini isteyin
Kulak kalıbı ve dom seçeneklerini yeniden değerlendirin
Günlük kullanım süresini kademeli artırın
Gerekirse ikinci bir uzman görüşü alın
Unutmayın, çoğu zaman sorun cihazda değil, uygulamadadır.
Doğru uygulanan bir işitme cihazı;
Sosyal hayata katılımı artırır
Konuşma anlaşılırlığını yükseltir
Zihinsel yorgunluğu azaltır
Yaşam kalitesini belirgin şekilde iyileştirir
Bu nedenle işitme cihazı, sadece duymak için değil; daha kaliteli bir yaşam için kullanılan bir yardımcıdır.
İşitme cihazı aldım ama kullanamıyorum demek, sürecin bittiği anlamına gelmez. Doğru merkez, doğru yaklaşım ve düzenli takip ile çoğu kullanıcı cihazından yeniden fayda görmeye başlar.
Önemli olan; acele etmeden, profesyonel destekle ve sabırla süreci yönetmektir.
Eda İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi olarak amacımız; sadece cihaz satmak değil, uzun vadeli ve memnuniyet odaklı bir işitme süreci sunmaktır.